Ana içeriğe atla

Uçurtmaların tarihi ilk kim buldu mucidi kimdir kim icat etmiş nerde nasıl icad etmiş

Birbirini kesen iki çıtanın kâğıtla kaplanıp, kuyruk da eklenerek meydana getirilen, uzun bir iple yerden kontrol  edilen, rüzgarla uçurulan bir oyuncak. Doğu Asya’da uçurtma uçurmak eski zamanlardan beri çocukların sevdiği bir spordur. Çin ve Japon uçurtmalarının kendile rine has enterasan renkleri ve kuş, balık, ejderha şekilleri vardır. Büyüklük bakımından değişen uçurtmaların 2.50 m yüksekliğinde yahut genişliğinde olanlarına rastlanmaktadır.
Amerika ve Avrupa’da uçurtma uçurmak genellikle çocuklara âit bir oyun olarak nitelendirilirken,
İngiltere’de bâzı yaşlı kimseler bu oyunu kendilerine eğlence olarak kabul ederler.
Uçurtmaların ilmî olarak kullanılmaları ilk olarak 1749’da Alexander Wilson, Thomos Mehvill tarafından
İskoçya’da olmuştur. Bu şahıslar uçurtmaya termometre takmışlar ve bunu uçurtarak yeryüzünün
yukarılarındaki hava sıcaklıklarını tespit etmişlerdir. Benjamin Franklin’in 1752’de uçurtma kullanarak
elektrikî deneyler yaptığı bir gerçektir.
Uçurtmadaki ilk gelişmelerin arasında Eddy’nin kuyruksuz uçurtması, 1893’le Harprove’in kutu
uçurtması vardır. Sonradan uçurtmalar dünyânın meteoroloji bürolarında rüzgâr hızı, yön ve güçlerini,
sıcaklığı ölçen bir âlet olarak kullanıldı. Fakat uçurtmalar fırtına, yüksek rüzgâr yahut alçak rüzgârlarda
kullanılamadığından faydaları mahdut kaldı.
1920’lerde çıkan uçak ve balonlar uçurtmaların kullanımlarını azaltmış, daha sonraki roket ve uydular
ise uçurtmaların bu tip ilmî kullanımlarını tamâmen yok etmişlerdir. Şimdi sâdece çocuk ve ihtiyarların
oyuncağı olarak kullanılmaktadır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sünnet mevlüdünde okunacak dua

Sünnet mevlüdünde okunacak dua اَعُوذُ بِالِّٰهل مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجي۪مِ بِسْمِ الِّٰهل الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ اَلْحَمْدُ رَبِّ الْعَالَم وَ الصَّ ةَالُ وَالسَّ مَالُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى آلِه وَ اَصْحَابِهِ اَجْمَع رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّق إِمَامًا اَللّٰهُمَّ أَكْثِرْ ماَلَهُ وَوَلَدَهُ وَباَرِكْ لَهُ في۪مَا أَعْطَيْتَهُ Okunuşu: “E’ûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm. Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Elhamdülillâhi rabbil-‘âlemin. Vas-salâtü ves-selâmü ‘alâ rasûlinâ Muhammediv ve ‘alâ âlihî ve eshâbihî ecma’în. Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ kurrate a’yunin vec’alnâ lil-müttekîne imâmâ. Allâhümme eksir mâlehû ve veledehû ve bârik lehû fî mâ a’taytehû.” Anlamı: “Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım. Rahman ve Rahim Allah’ın adı ile. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamd olsun. Peygamberimiz Hz. Muhammed’e âl ve ashabının hepsine salât ve selâm olsun. Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı biz...

Pekmezin tarihi ilk kim buldu mucidi kimdir kim icat etmiş nerde nasıl icad etmiş

Pekmez çeşitli meyve sularının ateşte kaynatılarak koyulaştırılması sonucunda meydana gelen normalden biraz daha fazla koyu  kıvamda meyve suyudur. Pekmezin ilk yapılış tarihi çok eskilere dayandığından kesin bir tarih vermek mümkün değildir. Bazı tarihi kaynaklarda Orta Asya’da yaşayan topluluklar arasında pekmezin var olduğu bilinmektedir. Pekmez Anadolu, Orta Doğu, Asya ve Güneydoğu Avrupa’da yapılan ve zevkle yenen bir ekmek katığıdır. Özellikle Türklerde pekmez yapımı çok ileri gitmiştir.

Maden Suyunun tarihi ilk kim buldu mucidi kimdir kim icat etmiş nerde nasıl icad etmiş

İlk yapay maden suyu, 1741 yılında William Brownrigg adlı bir İngiliz doktor tarafından elde edildi. Dr. Brownrigg, karbondioksit gazını, bildiğimiz çeşme suyuyla karıştırıp şişeleyerek, açılınca kabaran, madenimsi bir tat veren yapay bir su elde etti. 1792 yılında, Jacob Schweppe adlı amatör bir kimyacı, saf suyla karbondioksidi karıştırarak Londra’da sodalı suyu elde etti. Alman asıllı olan Schweppe, ayrıca sağlığa yararlı bir su daha üretti ve buna Alsace’daki sağlık merkezi Seltzer’in adını verdi. Schweppe tarafından kurulan şirket (Schweppes), 1840 yılında sodalı su, şeker ve kinini karıştırarak, tonik elde etmeyi başardı. Bu yöntem, aslında Hindistan’da sıtmanın tedavisi için kullanılıyordu.